15 Ağustos 2016 Pazartesi

Lambasız gecelerin içinde yalnız
Işıklı gecelere hasretim
                                    yıldızlı gecelere.
Sonra şefkatli sözler ve ilgiyle bakan gözler altında
eriyip gitmenin yoksunluğunu yaşarken,
Bana gereken bu değil,
bana gereken bu değildir.
Ben göğe bir yıldız,
                              ne zamandır kondurmadım
Sonra ben seni
öylece
gecelerime 
bir yıldız yapıp kondurmadım.
Sonra..sonra...
El yordamıyla sevdim seni
                                        gecelerimde karanlık.

sevgili günlük

Bazı hatıralar söz konusu olduğunda, bellek başa bela.
Ama,
Belleğime, zihnime zarar gelmesinden çok korkuyorum. En çok korktuğum şey aklımı yitirmek. Asılırcasına, derinden bir arzuyla ve ciddiyetle dua ettiğim tek konu budur. Bazen sırf bu kadar korktuğum için başıma geleceğini düşünüp daha da korkuyorum. Böylece korkum katlanarak artıyor. En acı hatıraları da hatırlayacak olsam, hatırlayabileyim de.
En acı gerçekleri de fark edecek olsam, düşünebileyim de... Başka ne isterim...

1 Ağustos 2016 Pazartesi

Merhaba Canım

Geçen gün kalbi nasıl bilmiyorum ama kanadı kırık kuş, bir şeyden korkup sıçradı, son anda suratıma tutundu. Tutunduğum dalsın. Hayat, tutunduğum dalsın! Sen benim tutunduğum dalsın.

Olmuyor


Buradayım çünkü size hata yapmaktan aldığım hazzı anlatmak istiyorum. Hata yapmayı seviyorum çünkü bunu yepyeni yeminler etmek için şart görüyorum. Yeminler, kurallar, planlar, tövbeler.. Elime bir kalem alıp kendime kurallar koyma isteği hep büyük hatalar yaptıktan sonra gelir. Yeniden doğduğumu düşünürüm, ruhumun yıprandığını bilsem de. Hata yapmayı seviyorum çünkü, tekrar tekrar doğmayı da seviyorum. Onlarca doğuma gebeydi annem, ben doğdum ve kendimi yeniden yeniden doğuruyorum. Hata yapmayı seviyorum çünkü pişmanlıkla gelen kararlılığı seviyorum. Sert ve katı olmayı, kendimden emin olmayı seviyorum. Ve bir hata tek başına bunu yapabilir.


Şimdi size neden olmadığını anlatayım. Olmuyor. Çünkü hep yeniden başlamak arzusuyla dibe vurmalar yaratıyorum. Hayat bir kuyu ve ben ufak düşüşler yaşadığım an kabullenip kaldığım yerden devam etmeyi başaramıyorum. Yeniden başlama arzum beni yerlere seriyor ve daha büyük adımlarla başlıyorum kuyuyu çıkmaya. Dolayısıyla daha büyük düşüşler yaşayıp, dibe daha da yaklaşıyorum. Bu nedenle de dibe vurmaktan aldığım haz gittikçe azalıyor. Kararlılığım da öyle. Her defasında dolu dolu bir arzuyla başlarken çıkmaya, yine düşeceğimi bilmek kaçınılmaz artık. İşte bu yüzden, olmuyor…