10 Aralık 2016 Cumartesi

Dinlediğim müzik kalbime akıyor
Dışarıda çocuklar okuldan dönüyor
Gün çok kişi için yarılandı bile
Bitti her şey
Ben buradayım, perdeler arkasında
Gene güne geç kaldım.
Dışarıda güzel bir hava var
Gerçek olmak istiyorum, gerçek olmak ne zor
Yaşamak istiyorum, yaşamak ne zor
İnanmak istiyorum, inanmak ne zor
Güzel havaya, kuşlara, ağaçlara, sokaklara, medeniyete aldırış etmek;
Ne zor.

Parçası eksik ya da parçası her yerde

Ben, bir deprem etkisiyim
İçime
Sarsan, sarsan, yıkan kendini.
Ben, kendimin yıkıntısıyım
Toparlanamıyorum, her yerdeyim.
Öyle çok dağılmışım ki
Ben, nerelerden toplayayım kendimi?

3 Aralık 2016 Cumartesi

Eski Blog Yazılarım-1 (Boynun Diyorum)


Yine o moddayız, bebeğim..
Hani hep kurtulduğumu zannederken acımasızca yakalandığım. Ve ağlıyorsun; gözyaşları önünü görmene bile öyle engel ki çoğu zaman. Anlatmayı istediklerim sana. Çünkü artık yokluğundan son derece emin durumdayım. Çünkü gelirken yol boyunca kafamda seslenen düşünceler, haykırışlar...Bilmeni öyle isterdim ki!

Ve 4 Ocak gibi, tıpkı bugün gibi bir de bazı umutsuz günler, öyle mutsuzsun ki bazen ve gelmiyorsa eğer ağlamak, ne yazık.. En azından diyorum o yüzden, gözyaşlarımız yanımızda. İşte diyorum ki, yine o moddayız bebeğim. Ve olmamak öyle acı ki; bir şeye ait olmamak, mutlu olmamak, ve olmaması bir şeylerinin. Ve neyin var dediklerinde yok demek zorunda olmak, yok bir şey. Oysa olmalı öyle değil mi? Ve seni delirten şarkıların olması ve bu dünyada seni deli yapan insanlar var. Bir de boşluklar.. Olmamalı işte, ve yine de rahatlatıcı. Karanlık.. ve akşam olurken tüm şansımızı kaybediyor gibi hissetmemiz.. Kaybediyorduk da, ve yine kaybedeceğim, hissettim çünkü.Çünkü bazen otobüse biner ve yoldayken bile beynini boşaltamazsın. Ama uykunda yine de gelmez ve sen ağlarsın işte, haketmiyorum diye. Haketseydim ve eğer kazanmış olsaydım burda değil; orada olurdum. Yanımda birileri olurdu, yalnız kalmazdık. Akşam saatlerinden korkmaz ve insanları deli gibi sever ve en önemlisi sevilirdik öyle değil mi?


Ve gözyaşları görmene engelken, kör olmayı bile dilersin. Ve zaten duymuyorsun da ve kazanamazsın anlıyor musun? Hep kaybetmeye mahkumuz. Çünkü güneş doğduktan sonra da her gün pişman olur mutlaka ve o yüzden gider hep. Nasıl inanabilirsin ki bir kez daha ona? Çünkü tohumu verimli topraklarda da yakmasını bilir bu dünya.

25.1.2013