22 Mayıs 2017 Pazartesi

NON DOLET


Sen güzel olduğun için ben, 
kendimden iğreniyorum. Ya da bir çeşit nefret bu. 

"Her tanışmayı bir ayrılma say" diyor şiirinin başında Hüsrev Hatemi. Buna tik koyuyorum, her şeyin başında görmüştüm bu sözü zaten. Acı bir tesadüftü. Şiirin sonunda "her kavuşmayı bir ayrılma say" diyor şair. Öylece bakıyorum. Bilmiyorum ki ruhlarımız ne alemdedir. Ona çok yakın değilim, seninleyse de ben ruhumla değilim. Sen? Sen ne kadar haberdarsın ruhundan? Seninleyse de ruhum, ben ruhumla değilim.

Hiçbir kavuşma olmadan, şeklen
vazgeçmesini öğrenmeli bu beden. 
Ruhum, affet beni, bunca uzak olduğum için kendimden nefret ediyorum. Yahut bir çeşit tiksinti bu. 

Sapanının ucuna bağlayıp göğe fırlattın beni
Yıldızlarla da olsam, sana uzağım
Sana uzağım.
Elbet bu ok saplanınca kalbime, elbet ben
Ölüyorum, elbet.

Güzel günler gelecek gibi
Burada seninle yalnız kalmak istiyorum. 

Sonra bir şeyler anlatmaktan vazgeçmek,
topyekun vazgeçmek, birçok şeyden, en çok cisminden.
Sonra gitmek. Gitmek istiyorum. Ve nihayetinde gözlerinde ağlamak
Senin gözlerinde erimek
Gözlerinden düşmek istiyorum, yaş olup.

Bunu burada yaşayacağım. 
Orada seninle değil
Burada, hayalinle.

Sonra ben biteyim, sende bir iz kalsın minicik.
Sen beni ara isterim, ara.
Ara ki bulama beni. 

ve sev. 
Ki yeşersin kalbin
Yeşersin bedenim, başlayıp da ellerimden.
Ben bu bahçede, asit tehditleriyle 
ben, gün ışığına aldandım. Cahildim, rengim olsun istedim. Yeşermek istedim
Ben bu ekilen tohumlara, dikilen fidanlara aldandım.
Bir cahillik: sevdim. 
Orada seni değil, 
burada, hayalini. 

21 Mayıs 2017 Pazar


Bana yaz günlerini hatırlatma, ey müzik; kalbime akıp durma. Ruhumun içre doğru enjekte olma, bir kulağımdan girip içerde kalma artık. Artık kalbim çalışmıyor neden? Bunu sana sormalı mıyım?

"Şimdi müzik
Müzik!
Ah... Anne!
Başının etrafında dolaşan... Ve sen güldükçe berraklaşan o hafif şey havaymış."